YARATICILIĞA VE YARATIM ALANINA DAİR BİR SÖYLEŞİ

“Günümüz dünyasında yalnızlık hâlâ bir yaratım alanı olabilir mi, yoksa bir lüks mü?” Serkan Selingil’in, Nergis Zamanı’ndaki Kadın karakterinden yola çıkarak sorduğu bu soru, beni zaman zaman düşündürmeye devam ediyor. Aliağa Ekspres gazetesi için yaptığımız söyleşide, bu soruyu şu şekilde yanıtlamaya çalıştım:  “Yalnızlık herkes için bir yaratım alanı olmak zorunda değil. Bazıları üretebilmek için kalabalıklara … Devamını oku

NERGİS ZAMANI “KAYIP RIHTIM”DA

“Her kitabın, bir hikâyesi var. Nergis Zamanı’nınki, hemen hemen her gününü roman karakterleriyle geçirdiğim, yayımlanma macerasında kafamdaki sesler kadar dış dünyadaki sessizlikleri de içeren, sekiz uzun seneye yayılan, üç kıtayı kapsayan bir yolculuk.” diyerek başladığım ve Nergis Zamanı’nın doğuş anıyla yayımlanma sürecini anlatan yazım, Kayıp Rıhtım’da yayımlandı. Yazının devamına buradan ulaşabilirsiniz. Keyifli okumalar! HENÜZ OKUMADIYSANIZ: EDEBİYAT … Devamını oku

NERGİS ZAMANI YAYIMLANDI

Uzun bir yol, uzun bir yolculuk; inişleriyle çıkışlarıyla, derin derin alınan nefeslerle, şüpheler ve küçük sevinçlerle, uzayan günler, aylar ve yıllarla geçen, tarifi zor 8 yıl. 2017 yılında fikir aklıma ilk düştüğünden beri bugüne doğru ilerledi… Ve sonunda Turgut Özakman İlk Roman Ödülü’nü kazanan romanım Nergis Zamanı, Bilgi Yayınevi tarafından yayımlandı.  Turgut Özakman İlk Roman … Devamını oku

“SESLİ PORTRELER” YAYIMLANDI

Bazı ortaklaşa projeler, üstünde yıllarca çalışılsa da insanın elinde olmayan nedenlerle gün yüzü görmezken; bazılarıysa beklenmeyecek kadar büyük bir hızla olup bitiyor. Muhtemelen bunda, doğru insanların bir araya gelmesiyle yapboz parçalarının yerine oturmasının etkisi büyük. İtalya’da yayımlanan Sesli Portreler (Ritratti A Viva Voce) kitabı da göz açıp kapayıncaya kadar rafta yer bulacak, kadınların kadınlara ses … Devamını oku

ŞER SAATİ – KITALARI BİRLEŞTİREN MARQUEZ

G. G. Marquez’in Şer Saati’ni*, Avustralya ve Yeni Zelanda’ya yaptığımız seyahat sırasında okudum. Yolculuk için neden bu kitabı seçtiğimi bilemiyorum. İşin içinde, biraz kader vardı belki ya da sadece Marquez’e olan hayranlığım. Belki bir tesadüf, bir yolların kesişimi ya da içimde kaynayan bir his, o anda beni bu kitabı okumaya yönlendirmişti. Ya da Marquez’in anlattığı … Devamını oku

ALBERT CAMUS – YABANCI

Geçenlerde, kardeşimin hediye ettiği Albert Camus’nün “Yabancı” kitabını okudum. Neden bilmem, şimdiye kadar okumaya sıra gelmemiş. Biz, meslekleri ve uğraşları ayrı kafalarıysa bir iki kardeş, kitap okumadan duramayanlardanız. Ortak ilgi alanımıza giren ya da bizi birleştiren daha birçok konu var tabii; yine de kitap tutkusu, listenin en başında. Muhtemelen bunda, yetişme çağında içinde bulunduğumuz ortamın … Devamını oku

EMEĞİN ÇUKUROVASI

Asfalttaki çukurlarla seken minibüste 15 kişiyiz. Camlar açık, dışarısı kavurucu, rüzgâr sıcak. Yolun böldüğü iki yanda tarlalar, tarlalarda başaklar, pamuk fideleri, yeni baş vermiş ayçiçekleri… Virajlarla salınıyoruz; Adana arkamızda, önümüzde tepeler ve onların ardında yaşanacaklar. Köylerden geçiyoruz, kırık dökük çardaklı bahçelerden, güneşin soldurduğu brandalı mahalle bakkallarından, boyası yer yer dökülmüş bir köy okulundan, tarihin parçası … Devamını oku