SANAL DÜNYANIN SANAL YAKINMALARI

Hepimiz zaman zaman yapıyoruzdur, insan doğası, yakınan varlıklarız. Yine de yakınmanın fazlasının zarar olduğunu, devamlı yakınanlar ile onları dinleyenleri içten içe yiyip bitirdiğini ve belki de doktorların “Yakınmak, ciddi sağlık problemlerine neden olur” gibi bilgilendirici kampanyalar yapmaları gerektiğini, son zamanlarda daha sık düşünmeye başladım. Sosyal meydanın hayatlarımızı kasırga gibi girmesiyle insan davranışları gözümüze daha da … Devamını oku

BÖĞÜRTLEN ZAMANI

Her sene böğürtlen zamanı geldiğinde içimi bir bitiş ve başlangıç hissi kaplıyor. Küçükken, daha ilkokul yıllarında, dedelerden kalma meseleleri halletmek için İğneada’ya giderdik. Nedense o dedelerden kalma işler bir türlü hallolamaz, biz her sene Eylül ayının başında kendimizi yine İğneada yollarında bulurduk. Tabii işlerin halledilmesi demek oraya teyzeler ve kuzenlerle gidilmesi demekti; okul açılmadan önce … Devamını oku

SAFİYE ABLA VE BEN – PİS PİS

Ben: Alo? Safiye Abla: Alooo Zeynep? Ben: Merhaba Safiye Abla! Safiye Abla: Alo Zeynep kızım? Ben: Buradayım buradayım! Safiye Abla: Hah nasılsın? Ben: İyiyim Safiye Abla sağol, sen? Safiye Abla: İi ii n’olsun? İş güç… Evde bişey kalmamış, dedim iniyim çarşıya bişeyler alıyım, Numan Abinin canı balık istediydi, sabahtan erken indim, amaan artık daha geç … Devamını oku

OLİMPİYAT’IN BEYNİMDEKİ OYUNU

  Malum, dört yılda bir kapımızı çalan, bazılarımızın heyecanla beklediği an geldi: Yeni bir Olimpiyat’ı görme mutluluğu içindeyiz. Haliyle gazete yazıları, televizyon programları Olimpiyat ile dolup taşıyorlar. Bizim hemen hemen her gün uğradığımız kafedeki yaşlı amcalar bile Olimpiyat üstüne konuşup, İtalyan atletlerin nasıl daha iyi performans gösterebileceklerini tartışıyorlar. Haliyle bütün bu konuşmaların, ciddi yaklaşım ve … Devamını oku

MÜZİKLE EVRİLMEK

“N’apıyorsun?” “Hiiiç müzik dinliyorum!” “Onu fark ettim de sen farkında değilsin, yine takılıp kaldın…” “Nasıl yani?” “Ne biliim. Bu, aynı şarkıyı üst üste yirminci kez dinleyişin de!” Müzikle aramda karmaşık bir ilişki var. Bu iki insan arasında olana benzer, çekişmeli, aşk dolu, inişli çıkışlı, ölene kadar bitmez bir yumak. Sanırım hemen hemen her müzisyenin müzikle … Devamını oku

BÖLÜNE BÖLÜNE BÖLÜNMEK

Geçen gün biriyle okuduğumuz kitaplar ve yazarlar üzerine sohbet ediyorduk. Bir sürü ismi saydıktan sonra bir Japon yazarın ismini söyledim; söyler söylemez de karşımdaki, “Yok ben onu hiç okumadım da o çok satan bir yazar, ben Çok Satanlar’ı prensip olarak okumuyorum!” dedi. Karşımdaki konuşmasına devam ederken, kafam zincir zincir uzayan düşüncelerde dolaşmaya başladı. Doğrudur, bir … Devamını oku

YAPAY DÜNYANIN MASKESİ

Televizyondaki reklamlar, Internet’teki fotoğraflar, sokaklardaki panolar mankenlerle dolu. Hepsi fıstık gibi, bir gram fazlalıkları yok. Erkekler kasla donatılmış, Michelangelo’nun David’i yanlarında halt etmiş. Kadınlar desen, Tiziano’nun güzellik kavramı tarihe karışalı yüzyıllar olmuş; Tiziano’nun resmettiği bir kadının bacağı, bugünün iki mankenine bedel… Sonra yaz geliyor, “E hadi denize gitsek” deniyor, bir kompleks alıyor insanı. Yok oram … Devamını oku

DEVRİĞİN KRALI

Öyle cümleler yazıyorsun ki anlamak için 3 kere okumak, üstüne 5 dakika düşünmek lazım. Yazdıkların alışveriş listesi olsa şöyle duyulur: “Çilek 1 kilo; raptiye kırtasiyeden 1 kutu kırmızısından; iki kilo kıyma dana kuzu karışık köşedeki kasaptan köftelik…” Devriğin kralısın. Sana göre ne kadar devrik o kadar anlamlı. O devrik o kadar derin o kadar derin … Devamını oku

DÜNYALAR SAVAŞI

Kafam karışık. Bir haber okuyorum, tüylerim diken diken, içimde bir korku. Böyle, göğüs kafesime biri oturmuş gibi. 10 dakika geçiyor. Yeni biriyle tanışıyorum, bir çevirmen. Kitap meselesi hakkında yazışıyoruz, çeviri ve yayım dünyasından bahsediyor. Gerçekleri söylüyor, samimi. İnsanlığını, ilgisini, az önce ağırlıktan kırılmak üzere olan göğüs kafesimde duyuyorum. Bir sevinç hissediyorum. Sonra radyoda haber saatinin … Devamını oku

CIZIRTISINI SEVDİĞİM

Cızırtılar geliyor. Kulaklarımı daha da açıyorum. Uzaklardan bir yerden birkaç nota duyuluyor, tam da ihtiyacım olan. “Cızırtısını sevdiğim…” Çocukken radyo tiyatrolarını dinlerdim; evde sanki yanımda konuşuyorlarmış gibi net duyulurdu, arabadayken sürekli gidip gelirdi. Bir cızırtı kazanır bir tiyatrocunun gür sesi. Ne dünyalara giderdim, nereleri gezip dönerdim. Hala daha radyoyu açtığımda dünyaya bağlandığımı hissediyorum. Şimdi Internet var … Devamını oku